fbpx

Skolyoz

Skolyoz tanımıyla omurganın tam olarak düzeltilemeyen yana yatışı ifade edilmektedir. Tıpkı bir ağacın gelişimi sırasındaki eğilmesiyle paralel olarak insan omurgası da gelişim evresinde “dış kuvvetler” e açıktır ve bu da çeşitli eğilmelere yol açabilir.

Ancak bir omurun sadece diğer omur üzerinde hafifçe eğilmiş olması skolyoz olarak tanımlanamaz. Skolyoz olan kişide eğilen bölgedeki omur diğer omur üzerinde sağa veya sola doğru rotasyona uğramış “ yani sağa veya sola dönmüştür”. Her 1000 çocukta 3 ila 5’inde tedavi gerektiren eğrilikler olduğu tespit edilmiştir. Skolyozun çok çeşitli nedenleri olabilir. Sinir ve kas hastalıklarına bağlı skolyoz gelişebilir. Metabolizma rahatsızlıklarına bağlı ya da doğuştan omur ve kaburgaların yanlış gelişimine bağlı skolyoz oluşabilir. Yapılan araştırmalar sonunda skolyozun en çok gözlenen tipinin “idiopatik” ( latince: kendiliğinden gelişen) olduğu saptanmıştır.

1)Juvenil skolyoz 4-10 yaşları arasında gözlenen skolyozdur. 10 dereceden fazla yana omurga eğrilikleri skolyoz olarak tanımlanır. Bu yaşta ortaya çıkan skolyozlarda altta yatan syringomyeli, gergin kord sendromu ya da bir omurilik tümörü gibi ciddi bir durum söz konusu olabilir. Ağrı varsa bunun nedeni idiopatik skolyoz olmayabilir. Atipik dediğimiz solda olan skolyoz eğrilikleri altta yatan başka bir hastalık açısından araştırılmalıdır.

2) Adölesan idiopatik skolyoz ise 10-18 yaşları arasında skolyozun en sık izlenen formudur. Bu form her 100 adolesanın 4’ünde izlenebilir. 60 derecenin üzerinde olan skolyozlar erişkinlik döneminde de ilerleyebilir. Skolyoz deformitesinin genetik kökenleri de araştırılmaktadır. Yüzde 30 düzeyinde olgunun ailesel olduğu düşünülmektedir.Bu konuda Scolioscore gibi yöntemlerle ilerleme riski ortaya konabilir. Tükrükten yapılan genetik analizlerle 1-200 arasında puanlama verilerek ilerleme riski ortaya konmaktadır. Bu konuda SOSORT’un 2016’da yayımlanan tedavi rehberi veya skolyoz progresyon faktör hesaplaması da kullanılabilir. Skolyoz progresyon faktör hesaplamasında Cobb açısından Risser’in üç katı çıkarılır ve kronolojik yaşa bölünür. Bu rakam 1-2 arasında çıkarsa Schroth egzersiz yöntemi ağırlıklı yöntemlerle hasta üç ayda bir izlenmelidir. 2’nin üzerinde çıktığında ise bu yöntemlere korse uygulaması da eklenmelidir. Risser ise iliak kanadın kemikleşmesi ile hesaplanır. Burada hiç kemikleşme yoksa 0 puan, tamamen kapandıysa 5 puan verilir.

3) Erişkin spinal deformite dendiğinde Spondiloz, Spinal kanal stenozu, Spondilolistezis, Rotasyonal subluksasyon, sagital plan dengesizliği(kifoz/lordoz),Skolyoz ve rigid deformiteler akla gelir. İskeleti matür kişilerde omurganın koronal planda orta hattan laterale >10 derece kayması ve sagital planda sagital vertikal akstan >5 cm sapma ile açığa çıkan bir spinal deformitedir. Sınıflandırmada Primer dejeneratif (De novo) skolyoz ,progresif idiyopatik erişkin skolyoz, sekonder metabolik kemik hastalıkları, osteoporoz /osteomalazi/paget asimetrik artritik hastalıklar ,vertebral kırıklar ve sekonder nedenlerde malignite, enfeksiyon ankilozan spondilit gibi hastalıklar yer alır. Dejeneratif skolyozlar ve idiopatik erişkin skolyoz karşılaştırıldığında dejeneratif skolyozların daha çok lomber bölgeyi etkilediği ve daha küçük eğrilikler gösterdikleri aynı zamanda % 84 oranında spinal stenozun eşlik ettiği bilinmektedir.İdiopatik erişkin skolyozda ise eğrilikler daha çok torakal bölgede , daha ileri düzey eğrilikler olarak gözlenirken sadece % 7 oranında spinal stenoz eşlik eder. Bu lomber eğriler yapısal torasik eğri ile ilişkili değildir. Kompansatuar torasik eğriler oluşabilir. 10 ° eğrilikler % 64, 10–20 ° % 44 ,20 ° ise % 24 oranında izlenir. Erişkin skolyozlu kişilerde en önemli problemlerden biri ağrıdır. Ağrının kontrolünün sağlanması için Schroth egzersizleri, korse ve fizik tedavi yöntemleri kullanılabilir.

× Bize Ulaşın